Osteoporoz (Kemik Erimesi) Hakkında Bilmeniz Gerekenler

20 Kasım 2021 - 13:13

Osteoporoz (Kemik Erimesi) Nedir? İnsan vücudunu oluşturan iskelet sistemi kalsiyum oranı yüksek yapıya sahip olup, anne karnında oluşmaya başlayan iskelet sistemi, bebeklik ve çocukluk dönemlerinde k

Osteoporoz (Kemik Erimesi) Nedir?

İnsan vücudunu oluşturan iskelet sistemi kalsiyum oranı yüksek yapıya sahip olup, anne karnında oluşmaya başlayan iskelet sistemi, bebeklik ve çocukluk dönemlerinde kemik yapımı oluşmaya devam eder. Çocukluk döneminin sona ermesi ile ortalama 20 yaşla beraber, vücut kemik yapımı ile kemik yıkımını aynı oranda çalışmaya devam eder. Yaş ilerlemeye devam ettikçe bu oran tersine everilerek kemik yıkımı artış gösterir.

Dengesiz beslenme, sağlıksız yaşam tarzı koşulları ve ilerleyen yaş ile kemik kitlesinde oluşan azalma ve kemik dokusunun kırılgan yapıya sahip olmasını sağlayarak; osteoporoz diğer adı ile kemik erimesi durumu oluşması kaçınılmaz hale gelir.

Osteoporoz hastalığında kemik kütlesinde oluşan azalma ile zararsız olabilecek hareketlerde dahi kemiklerde kırılmalar görülebilmektedir. İleri evrede kemik erimesi rahatsızlığı bulunan kişilerde, öksürmeyle dahi kemik kırılmaları meydana gelebilmektedir.

Osteoporoz erken dönemlerde kişilerin hayat konforlarında herhangi bir değişiklik getirmezken ilerleyen yaşlarda kemiklerde ciddi hasarlar oluşmasına yol açabilmektedir. Bunun için erken yaşta hastalığın teşhisi ve tedavisi oldukça önemlidir.

Osteoporoz Belirtileri Nelerdir?

Kemik erimesi erken dönemlerde belirti göstermeden ilerleyebilmektedir. Erken dönemde yapılan kemik yoğunluğu testleri ile anlamak mümkündür. Kemik erimesi rahatsızlığının ilerlemesi ile bazı belirgin durumlar ortaya çıkabilmektedir. Bunlar;

Kemik erimesi yaşayan kişilerde yaş ilerledikçe boyda belirli kısalma gözlemlenmektedir. Omurga kemiklerinin baskısı sonucu da oluşan bel ağrıları meydana gelebilmektedir. Osteoporoz ile vücutta kambur bir duruş oluşabilmektedir. Normalde yapılabilecek hafif hareketlerde kemiklerde kırılmalar ya da çatlamalar meydana gelebilmektedir.

Tüm bu semptomlar, kemik erimesinin ilerlemesi ile karşılaşabilecek durumlar olup, erken dönemde teşhis edilebilmesi tedavi şansını artırmaktadır. İlerleyen evrede kemik erimesi rahatsızlığı yaşayan kişilerde tedavi mümkün olmamaktadır. Erken evrede konulan tanılara ise farklı tedavi yöntemleri ile kırılmaların kemik kayıplarının önüne geçilebilmektedir.

Osteoporoz Nedenleri

İnsan vücudu iskelet yapısı yaş ilerlemesi ile kemik yapım hızı, kemik yıkımı hızının gerisinde kalarak yetişemez hale gelir. Yetersiz beslenme, sağlıksız yaşam koşullar ve genetik faktörler de bir araya osteoporoz ortaya çıkmaktadır. Osteoporoz rahatsızlığında riskli gurupta olanlar ise;

Kalsiyum yetersizliği olan kişiler. D vitamini eksikliği yaşayanlar. Fosfor eksikliği bulunanlar. Menopoz sonrası dönemde önlem almayanlar. Aile geçmiş hikayesinde Osteoporoz hastalığı bulunanlar. Tiroid hormonlarının çalışma yapısının bozukluğu. Troidlerin fazla ya da eksik çalışıyor olması. Uzun süreli sigara ve alkol tüketimi olan kişiler. Osteoporoz Teşhisi Nasıl Konulur? Kanda kalsiyum, fosfat seviyelerine bakılır. Aynı zamanda kan testinde kişinin vitamin ve mineral değerlerine bakılır. Hormon seviyelerinin ölçümü yapılır. Son olarak kemik yoğunluğu ölçümü ile teşhis edilebilmektedir. Kemik Ölçümü Nerede Yapılır?

Kemik ölçümü analizi tüm özel hastanelerde, devlet hastanelerinde, şehir hastanelerinde, kadın doğum hastanelerinde yapılabilmektedir. Kemik yoğunluğu ölçümü için ortopedi, fizik tedavi, kadın hastalıkları ve doğum bölümlerinden yapılan muayene ile gerekli görüldüğü taktirde radyoloji birimlerinde yönlendirmesi gerekmektedir.

Erken dönemde herhangi belirti göstermemesi ve ilerleyen evrelerde kemik kırılmaları da sebep olması nedeni ile 50 yaş üzerindeki kişilerin her yıl kemik yoğunluğu ölçümü yaptırması tavsiye edilmektedir. Oldukça kolay bir işlemdir. Ağrısız ve acısız bir şekilde, radyasyon almadan tamamlanabilmektedir.

Osteoporoz Tedavisi Nasıl Yapılır?

Hastalığın tedavisi, hastalığın hangi evrede olduğuna bakılarak karar verilmektedir.  Yapılan kemik ölçümleri ve hastanın geçmiş hikayesi dikkate alınarak kemik kırılması gibi bir risk yaşanmayacak durumda ise; mineral ve vitamin desteği verilmektedir.

İlerleyen evrelerde bifosfonat içerikli ilaçlar ile kemik kırılmalarının önüne geçilmesi hedeflenir. Ağız yoluyla alınabilen bu ilaç damar yoluyla da verilebilmektedir.

Diğer bir tedavi seçeneği ise 6 ayda bir deri altına enjekte edilen monoklonal antikordur.

Kadınlarda menopoz döneminin başlaması ile östrojen destekleri, kemik yapısını koruma altına aldığı bilinmektedir.

Osteoporoz ileri evlerde kişinin yaşam kalitesini düşüren, ciddi sonuçlar ortaya çıkarabilecek türde bir rahatsızlıktır. Erken evrede belirti göstermediği için ise genellikle tanısı konulmakta geç kalınan rahatsızlıklardandır. Bunun önüne geçmek için ilerleyen yaş ile alınan kalsiyum ve D vitamini takviyelerinin önemi oldukça yüksektir.

50 yaşın üzerindeki her birey, yaygın görülen bu hastalığın sağlığını etkilememesi için her yıl düzenli kontrolleri sağlaması gerekir. Erken dönemde konulan teşhis, tedavi sürecini kolaylaştırır. İleri yaşlarda ciddi rahatsızlıkların önüne geçmenizi sağlar.