dadaizm

Toprak parçalanır, izler söner ve hayaller siner. Gerçeklik de tanım değiştirir. Dada sonsuzdur. Dada sonu ve başlangıcı olmayan devrimdir. Bitmek bilmeyen evrensel hasrettir Dada ve anlamın reformudur. Dadaizm nedir? Dünyanın uyuyan ruhudur. Sanatın özü ve insan iskeletidir. Zarafetin nihayeti ve kabalığın zarifliğidir. Anlam arayışı ve anlamın reddedilişidir. Dada sonu gelmek bilmeyen daracık bir sokak, Dada o sokaktaki insanlar.

Her şeyi kapsar Dada. Gerçekten ama, nedir bu Dada? Dada benim, Dada sizlersiniz. Dada ışıktır, Dada gecenin uçsuz bucaksız karanlığıdır. Hepimizi saran ve birleştiren ruhtur, üzüntünün mutluluğu ve huzurun acısıdır. Sanatın tek sesidir. Özünde Dada, anlamaya çalışmamız gereken bir şey değildir. Dada bizim en büyük parçamız ve biz de onun kendisiyiz.

Dada’nın Sanat ile İlişkisi

Bir sanat eseri düşünün. Hayır, siz bir güzellik düşünün. Sanat, güzellik? Bir fark yok. Bütün güzellikler kusursuzca gerilmiş, sonsuzluğa uzanan bir zincirin halkalarıdır. Bir güzellik düşünün. Her şeyden özgür ve yüce, saf ve dokunulmamış bir güzellik. Öyle ki, onu düşündüğünüzde diğer tüm güzellikler anlamını yitirsin. Muhteşemliğin en çıplak formuna bürünsün, korku ve mutluluğun yanında güzelliğin de gözyaşı akıtabileceğinin kanıtı olsun.

Dada’nın sanata olan katkısı budur. Bir nevi sanatın tanımlamasıdır, tamamlanışıdır. Dada insan özünü ifade eder ve sanat insanla başlar. Dada basittir. Az önce hayallediğimiz güzelliği tarif etmeye çalışırsak, bu sanat olur. İster kelimeler, ister seslerin müziği, ister heykeller, ister her şey. Sanatın bir sınırı yoktur ve Dada bunun en büyük hatırlatıcısıdır. Dada kelimelerdir, kelimelerin devrimidir. Kelimeler edebiyata hayat verir, edebiyat sanattır.

Bir şeyi beğenmeyip kendinize göre değiştirdiğinizde, bu Dada olur. Konuşurken veya yazarken bir kelimeyi aptalca bulup yenisini yaratırsanız, bu Dada olur. Tamamı kendi anı ve yaratımlarınızdan oluşan bir şey ortaya çıkarırsanız, bu sanat olur. Dada yaratma eylemidir, sanat yaratılandır.

Dadaizm Nasıl Ortaya Çıktı?

Dada, birinci dünya savaşının çirkinliklerine tepki olarak kendini göstermiş bir sanat akımıdır. Sanatçılar tarafından başlatılmıştır. Bu noktada Dada mantığı ve akılcılığı reddeder, mantığın yoksunluğunu, irrasyonelliği ve atılımları savunur. Bu sanat akımının kurucusu kimdir dediğinizde, çoğu kaynak size Tristan Tzara’yı gösterecektir. Ancak kendisinin de belirttiği üzere, bu iddialar olabildiğince yanlıştır. Dada yalnızca yaşamın başından beridir var olanın kelimelerle dökülmesiyle başlamıştır.

TRISTAN TZARA

Siz hiç yaşamı, sistemin yapılarını, anlamı sorgulamadınız mı? İnsan bunu yapar, insan doğasında bu vardır. Dada ise var olanın reddedilişini savunur. Dada güzelliğin ve diğer tüm niteliklerin en uç boyutlarını ifade eder. İnsan yaratıcılığını keşfetme tutkusunun en büyük dışavurumudur. Dada muazzamlığında kavranamaz nitelikte bir güzelliği öne sürer; yaratmak. Bu metni ben yarattım. Bu metni okurken aklınıza gelen sayısız muhteşem düşünceyi siz yarattınız. Birlikte sanata büründük ve Dada’nın ruhuna sarıldık. Beraber somutluğu aştık ve soyutluğun mükemmeliyetinde kaybolduk. Ama Dada’yı öğrenemedik. Onu asla öğrenemeyeceğiz. Dadaizm isyandır, Dadaizm devrimdir ve kurtuluştur. Yıkım ve yıkılışın dinmek bilmeyen şarkısıdır. Biz O’yuz ve O sonuna kadar bizimle. Dada pes etmez ve yalnızca tüm kavramlar kusursuzca özgürleştirdirildiğinde durulacaktır.

Bir Sanat Akımı Olarak Dadaizm

Bu akımın takipçilerine ne denir ki? Dadaist? Dadist? Dadaizm destekleyicisi? Hayır. Dada bunları kabul etmez. Bunu destekleyen insana Dada denir, Dada üreten kişidir ve Dada sanattır. André Breton bir “Dadaist”tir. Hannah Höch de öyle. Bu insanlar yaşamın ve yaşam mücadelesinin sembolüdürler. İnsanın korkunçluğunu ifade eden muhteşem enstrümanlardırlar, ifadelerinde ise bu korkunçluğu zerafete dönüştürürler. Dada muhteşemdir.

1 YORUM

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen adınızı buraya girin